Olmaz mı? Oldu…
Project House’nin gerçekleştirdiği Uğur Özmen koordinatörlüğündeki YoungGuns’ın ilk nesli belirlendi…

Ve işte YoungGuns birincisini açıklıyorum şimdi sizlere: Tuba Tırın…
Olmaz mı?
Oldu… Aslında her şey bir maille başladı.. Nurettin Özdoğan’dan gelen “Tuba bak bu olay tam sana göre ” demesi üzerine ne olduğunu merak ettiğim olayın detaylarını Betül Kara’dan öğrendim.. “Katıl” demelerinin bir anlamı vardı elbette.. Son başvuru tarihine bir hafta kala hazırlıklara başladım…
Olmaz mı?
Oldu… Maaşıma Ortak Olun kampanyası oluştu… Emre Tuncer’in desteğini burada geçemem… En büyük ortaklarımdandır kendisi (:
Blog nasıl yapılır bilmeden blog açıldı, logodan anlamadığım halde logo tasarlandı… Tek vaadim vardı maaşıma ortak etmekti…
Olmaz mı?
Oldu… Elemeleri tek tek geçtik… Ve YoungGuns olmayı başardık… 100 başvurunun içindeki 25 YoungGuns ile atölye çalışmalarını yani aktif halde geçen 30 saat ve artılarını tamamladık… Derken 13 kişiye indik… İlk altıya giremedim belki ama YoungGuns birincisi ben olmuştum… Kabul edenler? Kabul edilmiştir…
Olmaz mı?
O da oldu… YoungGuns birincisine hediyeler verildi.. İşte o hediyeler:
- Eğer birisiyle bir iş yapmak, bir ürün oluşturmak istiyorsam çalışacağım kişiyi önce tanımalıyım. Tanışmaya da zaman ayırmalıyım.. Sadece ismini ve ne iş yaptığını bilmek değil, artı ve eksi özellikleriyle – sevdi sevmediği şeylerle bir bütünde değerlendirerek tanımak… Evet bu hediye, künye…
- İş ilanlarında aranılan niteliklerden biridir ya hep: “Ekip çalışmasına yatkın.” Amann onda ne var ki derdim. Ne mi var? Yatkın olmazsam; dinlememe var, sıkılabilme var, tartışma var, bölünme var, siyah şapka var… Ama yakın olduğum anda; yaratıcılık var, güç var, iş bölümü var, uzmanlaşabilme var, sarı şapka var… Ekip çalışması yetkinliğimi de hediye olarak aldım…
- Çalışma ortamı önemliymiş. Okulumla aynı sürede ulaşıma sahip, okulumdan daha küçük ve yine oklumdan daha az sayıda insana sahip olmasına rağmen, Sun Plaza’daki ofis, Avcılar’daki okulumdan daha çekici, daha şevk verici, daha gidilesi…
- Hazırlıklı olmalıyım. Önce yapacağım işi, sonra çalışacağım ortamı ve çalışacağım kişileri tanıyarak bilerek girişmeliyim. Her şey için geçerli bu aslında. E mezun olamama sebebim de bu değil miydi okuldan? Bölümün Avcılar’da dahi olduğunu bilmeden başlamamış mıydım okula?
- Nabza göre şerbet vermeliyi(z)m. Evet aslında kural bu. Nasıl ki aynı CV ile bir çok iş başvurusu yapılmamalı, iş yerine göre değiştirilmeliyse, çalışılan ya da vakit paylaşılan kişilere göre de sürekli aynı tavrı sergilememeliyim.
- Ve eğer bu bir hayatsa ve çalışmak zorunluluksa ve her iş bir girişimse ve ben eğer girişimciysem bu konuda bunu da atlattık sırada ne var diyebilmeliyim. Derim de:)
Şimdi iskele alabanda. YoungGuns’dan elde ettiğim birincilik ile, yeni limanlara yelken açma zamanı… (Ömer Ekinci… Ayrı bir teşekkür de sana)
Bu arada, YoungGuns’ta bu hafta çalışmaya başlayan ilk 6’lı sözüm size: Tebrikler, de hadi kolay gelsin(:
Olmaz mı?
Oldu oldu…